Bütün Yönleriyle Kısırlık

Dünya üzerinde evli her on çiftten birinde görülen kısırlık, bir diğer deyişle infertilite yalnızca tibbi bir sorun olmayıp; aynı zamanda psikolojik etkileri ile birlikte hayatı olumsuz etkileyen problemlere de yol açmaktadır. Günümüzde gelişen tıbbi yöntemler ile birlikte büyük ölçüde aşılabilen kısırlık problemi, artık sorun olmaktan çıkmış bir durum olarak görülebilmektedir.

Çiftlerde kısırlık durumunun görülebilmesi için, çiftlerin en az 1 yıl süreyle korunmasız bir şekilde düzenli olarak cinsel birliktelik yaşamaları gerekmektedir. Bu süre içerisinde gebelik durumu oluşmaz ise kısırlık, yani infertiliteden şüphelenmek doğaldır. Kısırlık sorunu yaşamayan çiftlerin aylık hamile kalma oranı ortalama %12 olurken; bir yılın sonunda bu rakama ortalama %85’e kadar çıkmaktadır. Buradan çıkarılacak sonuç ise, normal şartlarda da hamile kalma oranı, düşünülenin aksine yüksek rakamlara tekabül etmemektedir.

Kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin ortalama %40 ile %50’si kadınlarda, %30 – %40 oranında erkeklerde; %10 ile %20 arasında ise hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilmektedir.

Kadınlarda görülen infertilite durumlarındaki başlıca sebep, yumurtalık rezervlerinin azalması ile ilgilidir. Kadınlar, doğaları gereği yumurtalık rezervlerini yaş ilerledikçe büyük ölçüde kaybetmeye başlarlar. Bunun sonucunda menopoz dönemi başlar. Buna bağlı olarak kadınlarda kısırlık tedavisindeki temel noktalardan biri de kadının yaşıdır. Yaş durumundan sonra dikkat edilmesi gereken diğer ayrıntılar ise geçirilen ameliyatlar, sigara kullanımı, alkol kullanımı ve düzenli kullanılan ilaçlar olarak sıralanmaktadır. Kadınlarda infertiliteye sebep olan bir diğer unsur ise tüplerin tıkalı olmasıdır. Tüp açıklığı ise HSG olarak bilinen filmler ile birlikte tespit edilebilmektedir. Kadınlarda infertilitenin çözümü için uygulanan en yaygın yöntemlerden tüp bebek tedavisi öne çıkmaktadır.

Erkeklerdeki infertilite durumlarına sebebiyet veren en önemli ayrıntı ise sperm yapım bozuklukları olarak bilinmektedir. Bu durumla karşı karşıya kalıp kalmadığı konusunda şüphe duyan bireyler sperm analizi yaptırarak en doğru sonuca ulaşmaktadırlar. Bu test ile birlikte ulaşılan sonuçlar arasında, sperm sayısı, sperm morfolojisi ve spermlerin hareketleri bulunmaktadır. Prostat gibi durumların da büyük ölçüde etkilediği infertilite, aynı zamanda sigara tüketimi, alkol kullanımı ve stres gibi nedenlerle de ortaya çıkmaktadır.

Tıp teknolojilerin gelişmesi ile birlikte infertilite (kısırlık) sorunları büyük ölçüde aşılabilmektedir. Buna bağlı olarak infertilite sahibi bireylerin çocuk sahibi olma oranları da günden güne artmaktadır. Çiftlere en uygun tedavi yöntemleri, uzman doktorlar tarafından yapılan tetkik ve değerlendirmeler sonucunda önerilmektedir. Kısırlığın tedavisinde en ekonomik olanı ise yumurtlama ilaçları olarak bilinmektedir. Kadınların adet dönemlerinin 6 ile 10. günlerinde kullanarak uyguladığı tedavi yönteminin yanı sıra iğne tedavileri de infertilite ile ilgili çözüm sunan bir diğer alternatiftir.

Bu yöntemler ile birlikte infertilite ile ilgili olarak bir sonuca ulaşılamaz ise aşılama tekniği uygulanabilmektedir. Bu yöntem ile birlikte erkeklerin spermi temizlenerek, uygun hale getirilir ve gerekli prosedürler ile beraber kadın rahmine yerleştirilmektedir. Bu yöntemin de geçerli olmadığı durumlarda ise tüp bebek yöntemi devreye girmektedir. Bilinen en yaygın yöntemlerden biri olan tüp bebek yöntemi, başarı oranı oldukça yüksek olmasına rağmen maddi anlamda oldukça külfetli bir tedavi yöntemi olarak bilinmektedir.

Insurance Quote

    Choose type of Insurance:

    Level of protection:

    Contact details: